TESBİHAT
Yatsı Namazı Tesbihatı
Yatsı namazının ardından okunan tesbihat duaları, salavatlar ve âyetler aşağıda sırasıyla yer alıyor. Okunuşu (Latince), Arapça'sı ve Türkçe meali arasında, aşağıdaki sekmelerden tüm adımlar için birlikte geçiş yapabilirsiniz.
Selâm sonrası
Farz kılınıp selâm verildikten sonra; ardından Salât-ı Münciye okunur (ayrı "denir" yok, direkt devam).
Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ẕe'l-celâli ve'likrâm
اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلاَمُ وَ مِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ
Allah'ım! Sen Selâm'sın; selâm ve selâmet Senden gelir. Her şeyden üstün ve yücesin ey Celâl ve İkram sahibi!
Salât-ı Münciye
Sonunda eller yüze sürülüp indirilir.
Allahümme šalli alâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Šalâten tüncînâ bihâ min-cemîʿı'l-ehvâli (avuç içi yere) "ve'l-âfât". Ve takḍîlenâ bi-hâ cemîʿa'l-ḥâcât. Ve tüṭahhirunâ bi-hâ min-cemîʿı's-seyyiât. Ve terfeʿunâ bi-hâ ʿındeke aʿle'd-derecât. Ve tübelliğunâ bi-hâ aḳša'l-ğâyât. Min-cemîʿı'l-ḫayrâti fi'l-ḥayâti ve baʿde'l-memât. Âmin yâ Mucîbe'd-deʿavâti ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-ʿâlemîn. Âmin
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ اْلاَهْوَالِ وَ اْلاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَٓا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَم۪يعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاةِ وَ بَعْدَ الْمَمَاتِ اٰم۪ينَ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Tesbihe giriş
Yatsı namazının son sünneti ve Vitir namazı kılındıktan sonra.
Sübḥânallahi ve'l-ḥamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahü vallahü ekber ve lâ ḥavle ve lâ ḳuvvete illâ billâhi'l-ʿaliyyi'l-ʿaẓîm.
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَ اللّٰهُ اَكْبَرْ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِْ
Sübhanallah (Allah'ın acâib-i sanatı akıllara hayret verir! O her türlü noksandan, kusurdan uzaktır.) Elhamdülillah (Allah'a hamd olsun. Hamd ancak Allah'a mahsustur.) Lâ ilâhe illallah, Allahuekber (Allah en büyüktür, hatıra hayale gelen ve gelmeyen her şeyden daha büyük O'dur.) Havl ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah'ındır.
Âyete'l-Kürsî
Bismillâhirraḥmânirraḥîm. Allahü lâ ilâhe illâ hüve'l-ḥayyü'l-ḳayyûm. Lâ te'ḫuẕühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-arḍı. Menẕelleẕî yeşfeʿu ʿındehû illâ bi-iẕnih. Yâʿlemü mâ beyne eydîhim ve mâ ḫalfehüm ve lâ yuḥîṭûne bi-şey'in min-ʿılmihî illâ bi-mâ şâe. Vesiʿa kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-arḍi. Velâ yeûdühû ḥıfẓuhümâ ve hüve'l-ʿaliyyü'l-ʿaẓîm.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَـيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ى يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah, kendisinden başka ilâh olmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip duran (Kayyûm)dır. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? O, kullarının önlerindekini ve arkalarındakini (yapmış ve yapacaklarını) bilir. O'nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Sübhanallah
Sübhanallah — 33 defa
Ve hüve'l-ʿaliyyü'l-ʿaẓîmu zü'l-celâli sübḥânellâh (1 defa), ardından "Sübḥânallâh" 33 defa.
33 سُبْحَانَ اللّٰهِ
Sübhanallah (Allah'ın acâib-i sanatı akıllara hayret verir! O her türlü noksandan, kusurdan uzaktır.) — 33 defa.
Elhamdülillah
Elhamdülillah — 33 defa
Sübḥâne'l-bâḳî dâimeni'l-ḥamdülillâh (1 defa), ardından "Elḥamdülillâh" 33 defa.
33 اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ
Elhamdülillah (Allah'a hamd olsun. Hamd ancak Allah'a mahsustur.) — 33 defa.
Allahü Ekber
Allahü Ekber — 33 defa
Rabbi'l-ʿâlemîne teʿâlâ şânühü Allâhü Ekber (1 defa), ardından "Allâhü Ekber" 33 defa.
33 اَللّٰهُ اَكْبَرُ
Allahuekber (Allah en büyüktür, hatıra hayale gelen ve gelmeyen her şeyden daha büyük O'dur.) — 33 defa.
Namaz duası kapanışı
denilir ve namaz duası yapılır.
Lâ ilâhe illallâhü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît ve hüve ḥayyün lâ yemût, bi-yedihi'l-ḫayru ve hüve ʿalâ külli şey'in ḳadîrun ve ileyhi'l-mašîr
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Allah'tan başka ilâh yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. Diriltir ve öldürür; O, ölümsüz diridir. Hayır O'nun elindedir, O her şeye kadirdir ve dönüş O'nadır.
Fa'lem ennehu
Faʿlem ennehu
فَاعْلَمْ اَنَّهُ
Bil ki,
Lâ ilâhe illâllah
Lâ ilâhe illâllah — 33 defa
Lâ ilâhe illâllah
لا َٓ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
Allah'tan başka ilâh yoktur. — 33 defa.
Muhammedü'r-Resûlüllah
Muḥammedü'r-resûlüllâhi šallâllahü teʿâlâ ʿaleyhi vesellem.
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ
Muhammed Allah'ın Resulüdür. Allahu Teâlâ'nın salât ve selâmı O'nun üzerine olsun.
Salavat âyeti
Bismillâhirraḥmânirraḥîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüšallûne ʿale'n-nebiy. Yâ eyyühelleẕîne âmenû šallû ʿaleyhi ve sellimû teslîmâ. Lebbeyk.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اِنَّ اللّٰهَ وَ مَلَٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْل۪يمًا لَبَّيْكَ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hz. Peygambere Allah salat, rahmet eder; melekler de salat, dua ve istiğfar eder. Ey iman edenler! Siz de ona salât (dua) ve tam bir teslimiyetle selâm getirin. (Ahzâb Sûresi, 56) — Lebbeyk (Allah'ım, emrine, davetine uyduk) diyerek.
Salavat (3 tekrar)
1. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.
2. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.
3. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîran kesîrâ.
1. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
2. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
3. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا كَث۪يرًا
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline, bütün maddî ve manevî dertler ve devalar adedince çok salât, bereket ve selâm ihsan eyle.
Şalli ve sellim
Šalli ve sellim yâ Rabbi ʿalâ ḥabîbike Muḥammedin ve ʿalâ cemîʿı'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve ʿalâ âli küllin ve šahbi küllin ecmaʿîn. Âmin ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-ʿâlemîn.
صَلِّ وَ سَلِّمْ يَا رَبِّ عَلٰى حَب۪يبِكَ مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى جَم۪يعِ اْلاَنْبِيَٓاءِ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ عَلَٓى اٰلِ كُلٍّ وَ صَحْبِ كُلٍّ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Yâ Rabbi! Habîbin Muhammed'e ve bütün enbiya ve resullere, herbirinin âl ve ashabına salât ve selâm eyle. Âmin! Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Elfü elfi salâtin
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Resûlallah.
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Ḥabîballah.
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ emîne vaḥyillâh.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا حَب۪يبَ اللّٰهِ.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَٓا اَم۪ينَ وَحْىِ اللّٰهِ
Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın Resulü! Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın Habibi! Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın vahyinin Emini!
Bi-adedi evrakı'l-eşcar
Allahümme šalli ve sellim ve bârik ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âlihî ve ašḥâbihî bi-ʿadedi evraḳı'l-eşcâr ve emvâci'l-biḥâr ve ḳaṭarâti'l-emṭâr vağfir lenâ verḥamnâ velṭuf binâ ve bi-Üstâẕinâ Saʿîdi'n-Nursî (raḍiyallahu ʿanh) ve vâlideynâ ve bi-ṭalebeti Resâili'n-Nuri'š-šadıḳîne yâ ilâhenâ bi-külli šalâtin minhâ eşhedü en-lâilâhe illâllah ve eşhedü enne Muḥammeden Resûlüllâhi Šallallâhü ʿAleyhi Ve sellem.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ بِعَدَدِ اَوْرَاقِ اْلاَشْجَارِ وَ اَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَ قَطَرَاتِ اْلاَمْطَارِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا وَ بِاُسْتَادِنَا سَع۪يدِ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ بِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلاَةٍ مِنْهَٓا اَشْهَدُ اَنْ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) Âl ve Ashabına, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları, yağmurların damlaları adedince salât, selâm ve bereket indir. Günahlarımızı bağışla, bize merhamet eyle. Bize ve Üstadımız Said Nursî'ye (r.a.) ve anne babamıza ve sâdık Risale-i Nur talebelerine, ey İlâhımız, bu salâvâtların herbirisine mukabil lütfeyle! Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet getiririm. Allahu Teâlâ ona salât ve selâm etsin.
İsm-i A'zâm duası
Bismillâhirraḥmânirraḥîm.
"Yâ Cemîlu yâ Allah"
Yâ Ḳarîbu yâ Allah
"Yâ Mucîbu yâ Allah"
Yâ Ḥabîbu yâ Allah
"Yâ Raûfu yâ Allah"
Yâ ʿAṭûfu yâ Allah
"Yâ Maʿrûfu yâ Allah"
Yâ Lâṭîfu yâ Allah
"Yâ ʿAẓîmu yâ Allah"
Yâ Ḥannânu yâ Allah
"Yâ Mennânu yâ Allah"
Yâ Deyyânu yâ Allah
"Yâ Sübḥânu yâ Allah"
Yâ Emânu yâ Allah
"Yâ Bürhânu yâ Allah"
Yâ Sulṭânu yâ Allah
"Yâ Müsteʿânu yâ Allah"
Yâ Muḥsinu yâ Allah
"Yâ Müteʿâlu yâ Allah"
Yâ Raḥmânu yâ Allah
"Yâ Raḥîmu yâ Allah"
Yâ Kerîmu yâ Allah
"Yâ Mecîdu yâ Allah"
Yâ Ferdu yâ Allah
"Yâ Vitru yâ Allah"
Yâ Eḥadu yâ Allah
"Yâ Šamedu yâ Allah"
Yâ Maḥmûdu yâ Allah
"Yâ Šâdıḳa'l-Vaʿdi yâ Allah"
Yâ ʿAliyyu yâ Allah
"Yâ Ğaniyyu yâ Allah"
Yâ Şâfî yâ Allah
"Yâ Kâfî yâ Allah"
Yâ Muʿâfî yâ Allah
"Yâ Bâḳî yâ Allah"
Yâ Hâdî yâ Allah
"Yâ Ḳàdiru yâ Allah"
Yâ Sâtiru yâ Allah
"Yâ Ḳahhâru yâ Allah"
Yâ Cebbâru yâ Allah
"Yâ Ğaffâru yâ Allah"
Yâ Fettâḥu yâ Allah
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
يَا ﴿جَم۪يلُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿قَر۪يبُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مُج۪يبُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿حَب۪يبُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿رَؤُفُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿عَطُوفُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مَعْرُوفُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿لَط۪يفُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿عَظ۪يمُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿حَنَّانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مَنَّانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿دَيَّانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿سُبْحَانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَٓا ﴿اَمَانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿بُرْهَانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿سُلْطَانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿مُسْتَعَانُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مُحْسِنُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مُتَعَالُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿رَحْمٰنُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿رَح۪يمُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿كَر۪يمُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مَج۪يدُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿فَرْدُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿وِتْرُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَٓا ﴿اَحَدُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿صَمَدُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مَحْمُودُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿صَادِقَالْوَعْدِ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿عَلِىُّ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿غَنِىُّ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿شَاف۪ى﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿كَاف۪ى﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿مُعَاف۪ى﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿بَاق۪ى﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿هَاد۪ى﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿قَادِرُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿سَاتِرُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿قَهَّارُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿جَبَّارُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁
يَا ﴿غَفَّارُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ ❁ يَا ﴿فَتَّاحُ﴾ يَٓا اَللّٰهُ
Yâ Rabbe's-semâvât
Avuçlar yukarı gelecek şekilde eller açılır.
Yâ Rabbe's-semâvâti ve'l-arḍı, yâ ẕe'l-celâli ve'l-ikrâm. Es'elüke bi-ḥaḳḳı hâẕihi'l-esmâi küllihâ entüšalliye ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli Muḥammedin verḥam Muḥammeden kemâ šalleyte ve sellemte ve bârekte ve raḥimte ve teraḥḥamte ʿalâ İbrâhîme ve ʿalâ âli İbrâhîme fi'l-ʿâlemîn, Rabbenâ inneke ḥamîdü'm-mecîd, bi-raḥmetike yâ erḥamerrâḥimîn, ve'l-ḥamdülillâhi Rabbi'l-ʿâlemîn.
يَا رَبَّ السَّمٰوَاتِ وَ الْاَرْضِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ اْلاِكْرَامِ ❁ اَسْئَلُكَ بِحَقِّ هٰذِهِ الْاَسْمَٓاءِ كُلِّهَٓا اَنْ تُصَلِّىَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ وَ ارْحَمْ مُحَمَّدًا كَمَا صَلَّيْتَ وَ سَلَّمْتَ وَ بَارَكْتَ وَ رَحِمْتَ وَ تَرَحَّمْتَ عَلٰٓى اِبرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ فِى الْعَالَم۪ينَ رَبَّنَٓا اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Ey gökler ve yer Rabbi! Ey celâl ve ikram sahibi! Bu isimlerin hepsi hürmetine senden istiyorum: Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle, İbrahim'e ve İbrahim'in âline salât ettiğin, selâm verdiğin, bereket ihsan ettiğin, merhamet ve rahmet eylediğin gibi Muhammed'e de âlemler içinde merhamet eyle. Rabbimiz! Sen gerçekten övülmeye lâyıksın, şânı yücesin. Rahmetinle, ey merhametlilerin en merhametlisi! Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Bakara Sûresi 285-286 (Âmene'r-Resûlü)
Okunur ve tesbihat sona erer.
Bismillâhirraḥmânirraḥîm Âmene'r-resûlü bimâ ünzile ileyhi mir-rabbihî ve'l-mü'minûn. Küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih. Lâ nüferriḳu beyne ehadim-mir-rusulih. Ve ḳàlû semiʿnâ ve aṭaʿnâ ğufrâneke rabbenâ ve ileyke'l-mašîr. Lâ yükellifullâhü nefsen illâ vüsʿahâ. Lehâ mâ kesebet ve ʿaleyhâ mektesebet. Rabbenâ lâ tüâḫiẕnâ in-nesînâ ev aḫṭaʿnâ. Rabbenâ velâ taḥmil ʿaleynâ išran kemâ ḥameltehû ʿale'lleẕîne min-ḳablinâ. Rabbenâ velâ tüḥammilnâ mâ lâ ṭâḳate lenâ bih. Vaʿfü ʿannâ, vağfir lenâ, verḥamnâ, ente mevlânâ fenšurnâ ʿale'l-ḳavmi'l-kâfirîn.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اٰمَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de. Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Onun peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz dediler ve İşittik, itaat ettik, ey Rabbimiz bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır dediler. Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Kazandığı iyilik kendi lehine, ettiği kötülük de kendi aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.
