TESBİHAT
Sabah Namazı Tesbihatı
Sabah namazının ardından okunan tesbihat duaları, salavatlar ve âyetler aşağıda sırasıyla yer alıyor. Okunuşu (Latince), Arapça'sı ve Türkçe meali arasında, aşağıdaki sekmelerden tüm adımlar için birlikte geçiş yapabilirsiniz.
Selâm sonrası
Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ẕe'l-celâli ve'likrâm
اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلاَمُ وَ مِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ
Allah'ım! Sen Selâm'sın; selâm ve selâmet Senden gelir. Her şeyden üstün ve yücesin ey Celâl ve İkram sahibi!
Salât-ı Münciye
Sonunda eller yüze sürülüp indirilir.
Allahümme šalli alâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Šalâten tüncînâ bihâ min-cemîʿı'l-ehvâli (avuç içi yere) "ve'l-âfât". Ve takḍîlenâ bi-hâ cemîʿa'l-ḥâcât. Ve tüṭahhirunâ bi-hâ min-cemîʿı's-seyyiât. Ve terfeʿunâ bi-hâ ʿındeke aʿle'd-derecât. Ve tübelliğunâ bi-hâ aḳša'l-ğâyât. Min-cemîʿı'l-ḫayrâti fi'l-ḥayâti ve baʿde'l-memât. Âmin yâ Mucîbe'd-deʿavâti ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-ʿâlemîn. Âmin
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ اْلاَهْوَالِ وَ اْلاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَٓا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَم۪يعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاةِ وَ بَعْدَ الْمَمَاتِ اٰم۪ينَ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Kelime-i Tevhid'e Giriş
Buraya kadar bir defa söylenir.
Allâhümme innâ nuḳaddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemḥatin ve lâḥẓatin ve ṭarfetin yaṭrifu bi-hâ ehlü's-semâvâti ve ehlü'l-araḍîne şehâdeten: Eşhedü en…
اَللّٰهُمَّ اِنَّا نُقَدِّمُ اِلَيْكَ بَيْنَ يَدَىْ كُلِّ نَفَسٍ وَ لَمْحَةٍ وَ لَحْظَةٍ وَ طَرْفَةٍ يَطْرِفُ بِهَٓا اَهْلُ السَّمٰوَاتِ وَ اَهْلُ اْلاَرَض۪ينَ شَهَادَةً اَشْهَدُ اَنْ
Allah'ım! her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında Sana şehadetimizi takdim ederiz ki:
Kelime-i Tevhid
Lâ ilâhe illâllahü vaḥdehû lâ şerîke leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-ḥamdü yuḥyî ve yümît. Ve hüve ḥayyün lâ yemût, biyedihi'l-ḫayr ve hüve ʿalâ külli şey'in ḳadîr
10 defa tekrarlanır.
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لآَ شَر۪يكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ى وَ يُم۪يتُ وَ هُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ
Allah'tan başka ilâh yoktur. O birtektir şeriki yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'nadır, kendisine mahsustur. Hayatı O verir, Ölümü O verir. Kendisi ölmez ebedî ve ezelî hayat sahibidir. Hayır O'nun elindedir. O herşeye kadirdir.
Kelime-i Tevhid kapanışı
On defa tekrarın ardından denilerek Kelime-i Tevhid bitirilir.
Ve ileyhi'l-mašîr
وَ اِلَيْهِ الْمَص۪يرُ
Dönüş O'nadır.
İstiâze ve Cennet Duası
Dua ederken eller kaldırılır, avuç içleri yere bakacak şekilde tutulur.
"Allahümme ecirnâ mine'n-nâr (3, 5 veya 7 defa tekrar edilir)."
"Allahümme ecirnâ min-külli nâr."
"Allahümme ecirnâ min-fitneti'd-dîniyyeti ve'd-dünyeviyyeh."
"Allahümme ecirnâ min-fitneti âḫiri'z-zemân."
"Allahümme ecirnâ min-fitneti Mesîḥı'd-Deccâli ve's-Süfyân."
"Allahümme ecirnâ mine'ḍ-ḍalâlâti ve'l-bidʿıyyâti ve'l-beliyyât."
"Allahümme ecirnâ min-şerri'n-nefsi'l-emmâreh."
"Allahümme ecirnâ min-şürûri'n-nüfûsi'l-emmârâti'l-firʿavniyyeh."
"Allahümme ecirnâ min-şerri'n-nisâ."
"Allahümme ecirnâ min-belâi'n-nisâ."
"Allahümme ecirnâ min-fitneti'n-nisâ."
"Allahümme ecirnâ min-ʿaẕâbi'l-ḳabr."
"Allahümme ecirnâ min-ʿaẕâbi yevmi'l-ḳıyâmeh."
"Allahümme ecirnâ min-ʿaẕâbi Cehennem."
"Allahümme ecirnâ min-ʿaẕâbi ḳahrik."
"Allahümme ecirnâ min-nâri ḳahrik."
"Allahümme ecirnâ min-ʿaẕâbi'l-ḳabri ve'n-nîrân."
"Allahümme ecirnâ mine'r-riyâi ve's-sümʿati ve'l-ʿucubi ve'l-faḫr."
"Allahümme ecirnâ min-tecâvüzi'l-mülḥıdîn."
"Allahümme ecirnâ min-şerri'l-münâfiḳîn."
"Allahümme ecirnâ min-fitneti'l-fâsıḳîn."
"Allahümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve ṭalebete Resâili'n-Nûri'š-šâdiḳîne fî-ḫıdmeti'l-Ḳur'âni ve'l-îmân."
"Ve aḥbâbene'l-mü'minîne'l-muḫlišîne ve aḳrabâenâ ve ecdâdenâ mine'n-nâr."
(avuç içleri yukarı çevrilir)
Bi-ʿafvike yâ Mücîr, bi-faḍlike yâ Ğaffâr.
Allâhümme'd-ḫılne'l-Cennete meʿâ'l-ebrâr.
Allâhümme'd-ḫılne'l-Cennete meʿâ'l-ebrâr.
Allâhümme'd-ḫılnâ ve edḫı'l-Üstâẕenâ Saʿîde'n-Nursî (radiyallâhu ʿanh) ve vâlideynâ ve ṭalebete Resâili'n-Nûri'š-šâdıḳîne ve iḫvânenâ ve eḫavâtinâ ve aḳrabâenâ ve ecdâdenâ ve aḥbâbene'l-mü'minîne'l-muḫlišîne fî-ḫıdmeti'l-îmâni ve'l-Ḳur'ân.
El-Cennete meʿa'l-ebrâr bi-şefâati nebiyyike'l-muḫtar ve âlihi'l-eṭhâr ve ešḥâbihi'l-aḫyâr ve sellim mâ dâme'l-leylü ve'n-nehâr.
Âmîn, ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn
(eller yüze sürülür)
اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (3-5-7 defa) اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ كُلِّ نَارٍ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الدّ۪ينِيَّةِ وَ الدُّنْيَوِيَّةِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ اٰخِرِ الزَّمَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِ وَ السُّفْيَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ الضَّلاَلاَتِ وَ الْبِدْعِيَّاتِ وَ الْبَلِيَّاتِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ اْلاَمَّارَةِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شُرُورِ النُّفُوسِ اْلاَمَّارَاتِ الْفِرْعَوْنِيَّةِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النِّسَٓاءِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ بَلآَءِ النِّسَٓاءِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ النِّسَٓاءِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ قَهْرِكَ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ نَارِ قَهْرِكَ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَ النِّرَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَ النِّرَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ وَ النِّرَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ قَهْرِكَ وَ النِّرَانِ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَ النِّرَانِ وَ الْمُنَافِق۪ينَ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَ النِّرَانِ وَ الْمُنَافِق۪ينَ وَ الْفَاسِق۪ينَ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا وَ اَجِرْ وَالِدَيْنَا وَ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ ف۪ى خِدْمَةِ الْقُرْاٰنِ وَ اْلا۪يمَانِ وَ اَحْبَابَنَا الْمُؤْمِن۪ينَ الْمُخْلِص۪ينَ وَ اَقْرِبَٓائَنَا وَ اَجْدَادَنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا وَ اَدْخِلْ اُسْتَادَنَا سَع۪يدَ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ وَ اِخْوَانَنَا وَ اَخَوَاتِنَا وَ اَقْرِبَٓائَنَا وَ اَجْدَادَنَا وَ اَحْبَابَنَا الْمُؤْمِن۪ينَ الْمُخْلِص۪ينَ ف۪ى خِدْمَةِ اْلا۪يمَانِ وَ الْقُرْاٰنِ اَلْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ صَلِّ عَلٰى نَبِيِّكَ الْمُخْتَارِ وَ اٰلِه۪ اْلاَطْهَارِ وَ اَصْحَابِهِ اْلاَخْيَارِ وَ سَلِّمْ مَادَامَ الَّيْلُ وَ النَّهَارُ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Allah'ım! bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar. Allah'ım! bizi her çeşit ateşten halâs eyle! Allah'ım! bizi dînî ve dünyevî fitnelerden muhafaza eyle! Allah'ım! bizi âhir zaman fitnesinden koru! Allah'ım! bizi Mesih-i Deccâl ve Süfyan fitnesinden kurtar. Allah'ım! bizi dalaletlerden, bid'atlardan ve belâlardan halas eyle. Allah'ım! bizi kötülüklere iten Nefs-i Emmare'nin şerrinden muhafaza eyle. Allah'ım! bizi firavunlaşmış Nefs-i Emmarelerin şerlerinden koru. Allah'ım! bizi şerli kadınların şerrinden kurtar. Allah'ım! bizi belâlı kadınların belâsından halâs eyle. Allah'ım! bizi fitnekâr kadınların fitnesinden muhafaza eyle. Allah'ım! bizi kabir azabından kurtar. Allah'ım! bizi kıyamet gününün azabından halas eyle. Allah'ım! bizi cehennem azabından muhafaza eyle. Allah'ım! bizi kahrının azabından koru. Allah'ım! bizi kahrının ateşinden koru. Allah'ım! bizi kabir azabı ve ateşlerden kurtar. Allah'ım! bizi riyadan, yalancı şöhretten, kendimizi beğenmekten, övünmekten muhafaza eyle. Allah'ım! bizi inkârcıların tecâvüzünden koru. Allah'ım! bizi münafıkların şerrinden koru. Allah'ım! bizi fasıkların fitnesinden koru. Allah'ım! bizi, anne-babamızı, Kur'ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini, ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı Cehennem ateşinden kurtar. Affınla ey kurtaran Mücîr, fazlınla ey bağışlayan Gaffâr! Allah'ım! bizi Ebrar (iyiler) ile Cennet'e koy. Allah'ım! bizi ve Üstadımız Said Nursî'yi (Allah ondan razı olsun), anne-babamızı, sâdık Risale-i Nur talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi, akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı; Seçkin Peygamberinin şefaati, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet'e koy. Gece ve gündüz devam ettikçe bu saydıklarımıza iyilik ve selâmet ihsan eyle. Âmin. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Tesbihe giriş
Sübḥânallahi ve'l-ḥamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahü vallahü ekber ve lâ ḥavle ve lâ ḳuvvete illâ billâhi'l-ʿaliyyi'l-ʿaẓîm.
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَ اللّٰهُ اَكْبَرْ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِْ
Sübhanallah (Allah'ın acâib-i sanatı akıllara hayret verir! O her türlü noksandan, kusurdan uzaktır.) Elhamdülillah (Allah'a hamd olsun. Hamd ancak Allah'a mahsustur.) Lâ ilâhe illallah, Allahuekber (Allah en büyüktür, hatıra hayale gelen ve gelmeyen her şeyden daha büyük O'dur.) Havl ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah'ındır.
Âyete'l-Kürsî
Bismillâhirraḥmânirraḥîm. Allahü lâ ilâhe illâ hüve'l-ḥayyü'l-ḳayyûm. Lâ te'ḫuẕühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-arḍı. Menẕelleẕî yeşfeʿu ʿındehû illâ bi-iẕnih. Yâʿlemü mâ beyne eydîhim ve mâ ḫalfehüm ve lâ yuḥîṭûne bi-şey'in min-ʿılmihî illâ bi-mâ şâe. Vesiʿa kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-arḍi. Velâ yeûdühû ḥıfẓuhümâ ve hüve'l-ʿaliyyü'l-ʿaẓîm.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَـيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ى يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah, kendisinden başka ilâh olmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip duran (Kayyûm)dır. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? O, kullarının önlerindekini ve arkalarındakini (yapmış ve yapacaklarını) bilir. O'nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Sübhanallah
Sübhanallah — 33 defa
Ve hüve'l-ʿaliyyü'l-ʿaẓîmu zü'l-celâli sübḥânellâh (1 defa), ardından "Sübḥânallâh" 33 defa.
33 سُبْحَانَ اللّٰهِ
Sübhanallah (Allah'ın acâib-i sanatı akıllara hayret verir! O her türlü noksandan, kusurdan uzaktır.) — 33 defa.
Elhamdülillah
Elhamdülillah — 33 defa
Sübḥâne'l-bâḳî dâimeni'l-ḥamdülillâh (1 defa), ardından "Elḥamdülillâh" 33 defa.
33 اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ
Elhamdülillah (Allah'a hamd olsun. Hamd ancak Allah'a mahsustur.) — 33 defa.
Allahü Ekber
Allahü Ekber — 33 defa
Rabbi'l-ʿâlemîne teʿâlâ şânühü Allâhü Ekber (1 defa), ardından "Allâhü Ekber" 33 defa.
33 اَللّٰهُ اَكْبَرُ
Allahuekber (Allah en büyüktür, hatıra hayale gelen ve gelmeyen her şeyden daha büyük O'dur.) — 33 defa.
Namaz duası kapanışı
denilir ve namaz duası yapılır.
Lâ ilâhe illallâhü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît ve hüve ḥayyün lâ yemût, bi-yedihi'l-ḫayru ve hüve ʿalâ külli şey'in ḳadîrun ve ileyhi'l-mašîr
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Allah'tan başka ilâh yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. Diriltir ve öldürür; O, ölümsüz diridir. Hayır O'nun elindedir, O her şeye kadirdir ve dönüş O'nadır.
Fa'lem ennehu
Faʿlem ennehu
فَاعْلَمْ اَنَّهُ
Bil ki,
Lâ ilâhe illâllah
Lâ ilâhe illâllah — 33 defa
Lâ ilâhe illâllah
لا َٓ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
Allah'tan başka ilâh yoktur. — 33 defa.
Muhammedü'r-Resûlüllah
Muḥammedü'r-resûlüllâhi šallâllahü teʿâlâ ʿaleyhi vesellem.
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ
Muhammed Allah'ın Resulüdür. Allahu Teâlâ'nın salât ve selâmı O'nun üzerine olsun.
Lâ ilâhe illallahü'l-melikü'l-hakku'l-mübîn
Lâ ilâhe illâllahü'l-melikü'l-ḥaḳḳu'l-mübîn, Muḥammedü'r-resûlullahi šâdiḳu'l-vaʿdi'l-emîn.
10 defa tekrarlanır.
لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ اَلْمَلِكُ الْحَقُّ الْمُب۪ينُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ صَادِقُ الْوَعْدِ اْلاَم۪ينُ
Salavat âyeti
Bismillâhirraḥmânirraḥîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüšallûne ʿale'n-nebiy. Yâ eyyühelleẕîne âmenû šallû ʿaleyhi ve sellimû teslîmâ. Lebbeyk.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اِنَّ اللّٰهَ وَ مَلَٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْل۪يمًا لَبَّيْكَ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hz. Peygambere Allah salat, rahmet eder; melekler de salat, dua ve istiğfar eder. Ey iman edenler! Siz de ona salât (dua) ve tam bir teslimiyetle selâm getirin. (Ahzâb Sûresi, 56) — Lebbeyk (Allah'ım, emrine, davetine uyduk) diyerek.
Salavat (3 tekrar)
1. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.
2. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.
3. tekrar
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîran kesîrâ.
1. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
2. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا
3. tekrar
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا كَث۪يرًا
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline, bütün maddî ve manevî dertler ve devalar adedince çok salât, bereket ve selâm ihsan eyle.
Şalli ve sellim
Šalli ve sellim yâ Rabbi ʿalâ ḥabîbike Muḥammedin ve ʿalâ cemîʿı'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve ʿalâ âli küllin ve šahbi küllin ecmaʿîn. Âmin ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-ʿâlemîn.
صَلِّ وَ سَلِّمْ يَا رَبِّ عَلٰى حَب۪يبِكَ مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى جَم۪يعِ اْلاَنْبِيَٓاءِ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ عَلَٓى اٰلِ كُلٍّ وَ صَحْبِ كُلٍّ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Yâ Rabbi! Habîbin Muhammed'e ve bütün enbiya ve resullere, herbirinin âl ve ashabına salât ve selâm eyle. Âmin! Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Elfü elfi salâtin
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Resûlallah.
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Ḥabîballah.
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ emîne vaḥyillâh.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا حَب۪يبَ اللّٰهِ.
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَٓا اَم۪ينَ وَحْىِ اللّٰهِ
Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın Resulü! Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın Habibi! Binler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah'ın vahyinin Emini!
Bi-adedi evrakı'l-eşcar
Allahümme šalli ve sellim ve bârik ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âlihî ve ašḥâbihî bi-ʿadedi evraḳı'l-eşcâr ve emvâci'l-biḥâr ve ḳaṭarâti'l-emṭâr vağfir lenâ verḥamnâ velṭuf binâ ve bi-Üstâẕinâ Saʿîdi'n-Nursî (raḍiyallahu ʿanh) ve vâlideynâ ve bi-ṭalebeti Resâili'n-Nuri'š-šadıḳîne yâ ilâhenâ bi-külli šalâtin minhâ eşhedü en-lâilâhe illâllah ve eşhedü enne Muḥammeden Resûlüllâhi Šallallâhü ʿAleyhi Ve sellem.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ بِعَدَدِ اَوْرَاقِ اْلاَشْجَارِ وَ اَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَ قَطَرَاتِ اْلاَمْطَارِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا وَ بِاُسْتَادِنَا سَع۪يدِ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ بِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ الصَّدِق۪ينَ يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلاَةٍ مِنْهَٓا اَشْهَدُ اَنْ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) Âl ve Ashabına, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları, yağmurların damlaları adedince salât, selâm ve bereket indir. Günahlarımızı bağışla, bize merhamet eyle. Bize ve Üstadımız Said Nursî'ye (r.a.) ve anne babamıza ve sâdık Risale-i Nur talebelerine, ey İlâhımız, bu salâvâtların herbirisine mukabil lütfeyle! Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet getiririm. Allahu Teâlâ ona salât ve selâm etsin.
Duâ-i Tercümân-ı İsm-i A'zâm
Bismillâhirraḥmânirraḥîm.
Sübḥâneke yâ "Allah" teʿâleyte yâ "Raḥmân" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Raḥîm" teʿâleyte yâ "Kerîm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḥamîd" teʿâleyte yâ "Ḥakîm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Mecîd" teʿâleyte yâ "Melîk" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḳuddûs" teʿâleyte yâ "Selâm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Mü'min" teʿâleyte yâ "Müheymin" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "ʿAzîz" teʿâleyte yâ "Cebbâr" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Mütekebbîr" teʿâleyte yâ "Ḫàlık" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Evvel" teʿâleyte yâ "Âḫir" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ẓâhir" teʿâleyte yâ "Bâṭın" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Bâri'" teʿâleyte yâ "Mušavvir" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Tevvâb" teʿâleyte yâ "Vehhâb" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Bâis" teʿâleyte yâ "Vâris" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḳadîm" teʿâleyte yâ "Muḳîm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ferd" teʿâleyte yâ "Vitr" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Nûr" teʿâleyte yâ "Settâr" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Celîl" teʿâleyte yâ "Cemîl" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḳàhir" teʿâleyte yâ "Ḳàdir" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Melîk" teʿâleyte yâ "Muḳtedir" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "ʿAlîm" teʿâleyte yâ "ʿAllâm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "ʿAẓîm" teʿâleyte yâ "Ğafûr" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḥalîm" teʿâleyte yâ "Vedûd" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Şehîd" teʿâleyte yâ "Şâhid" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Kebîr" teʿâleyte yâ "Müteʿâl" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Nûr" teʿâleyte yâ "Lâṭîf" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Semiʿ" teʿâleyte yâ "Kefîl" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḳarîb" teʿâleyte yâ "Bašîr" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḥaḳ" teʿâleyte yâ "Mübîn" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Raûf" teʿâleyte yâ "Raḥîm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ṭâhir" teʿâleyte yâ "Muṭahhir" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Mücemmil" teʿâleyte yâ "Mufaḍḍıl" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Muẓhir" teʿâleyte yâ "Münʿim" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Deyyân" teʿâleyte yâ "Sulṭân" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḥannân" teʿâleyte yâ "Mennân" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Eḥad" teʿâleyte yâ "Šamed" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ḥayy" teʿâleyte yâ "Ḳayyûm" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "ʿAdl" teʿâleyte yâ "Ḥakem" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
Sübḥâneke yâ "Ferd" teʿâleyte yâ "Ḳuddûs" ecirnâ mine'n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
سُبْحَانَك يَٓا اَللّٰهُ تَعَالَيْتَ يَا رَحْمٰنُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا رَح۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا كَر۪يمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا حَم۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا حَك۪يمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مَج۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا مَلِكُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰن
سُبْحَانَكَ يَا قُدُّوسُ تَعَالَيْتَ يَا سَلاَمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مُؤْمِنُ تَعَالَيْتَ يَا مُهَيْمِنُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا عَز۪يزُ تَعَالَيْتَ يَا جَبَّارُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مُتَكَبِّرُ تَعَالَيْتَ يَا خَالِقُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَٓا اَوَّلُ تَعَالَيْتَ يَٓا اٰخِرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا ظَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا بَاطِنُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا بَارِىءُ تَعَالَيْتَ يَا مُصَوِّرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا تَوَّابُ تَعَالَيْتَ يَا وَهَّابُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثُ تَعَالَيْتَ يَا وَارِثُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا قَد۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا مُق۪يمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا فَرْدُ تَعَالَيْتَ يَا وِتْرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا نُورُ تَعَالَيْتَ يَا سَتَّارُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا جَل۪يلُ تَعَالَيْتَ يَا جَم۪يلُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا قَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا قَادِرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مَل۪يكُ تَعَالَيْتَ يَا مُقْتَدِرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا عَل۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا عَلاَّمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا عَظ۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا غَفُورُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا حَل۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا وَدُودُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا شَه۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا شَاهِدُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا كَب۪يرُ تَعَالَيْتَ يَا مُتَعَالُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا نُورُ تَعَالَيْتَ يَا لَط۪يفُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا سَم۪يعُ تَعَالَيْتَ يَا كَف۪يلُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا قَر۪يبُ تَعَالَيْتَ يَا بَص۪يرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا حَقُّ تَعَالَيْتَ يَا مُب۪ينُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا رَؤُفُ تَعَالَيْتَ يَا رَح۪يمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا طَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا مُطَهِّرُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مُجَمِّلُ تَعَالَيْتَ يَا مُفَضِّلُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا مُظْهِرُ تَعَالَيْتَ يَا مُنْعِمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا دَيَّانُ تَعَالَيْتَ يَا سُلْطَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا حَنَّانُ تَعَالَيْتَ يَا مَنَّانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَٓا اَحَدُ تَعَالَيْتَ يَا صَمَدُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا حَىُّ تَعَالَيْتَ يَا قَيُّومُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا عَدْلُ تَعَالَيْتَ يَا حَكَمُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
سُبْحَانَكَ يَا فَرْدُ تَعَالَيْتَ يَا قُدُّوسُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Sübhâneke âhiyyen şerâhiyyen
Avuçlar yukarı gelecek şekilde eller kaldırılır.
Sübḥâneke âhiyyen şerâhiyyen teʿâleyte lâ ilâhe illâ ente ecirnâ ve ecir Üstâẕenâ Saʿîde'n-Nursî (raḍıyallâhu ʿanh) ve vâlideynâ ve iḫvânenâ ve eḫavâtinâ ve ṭalebete Resâili'n-Nûri ve rufeḳàenâ ve aḥbâbene'l-mü'minîne'l-muḫlišîne mine'n-nâr.
سُبْحَانَكَ اٰهِيًّا شَرَاهِيًّا تَعَالَيْتَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اَجِرْنَا وَ اَجِرْ اُسْتَادَنَا سَع۪يدَ النُّورْس۪ى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ وَ وَالِدَيْنَا وَ اِخْوَانَنَا وَ اَخَوَاتَنَا وَ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ وَ رُفَقَٓائَنَا وَ اَحْبَابَنَا الْمُخْلِص۪ينَ مِنَ النَّارِ
Sübhansın, tenzih ederim Seni, ey ezelde ve ebedde var olan; Sen'den başka ilâh yoktur. Bizi ve Üstadımız Said Nursî'yi (Allah ondan razı olsun), anne babamızı, kardeşlerimizi, Risale-i Nur talebelerini, arkadaşlarımızı ve muhlis mümin dostlarımızı ateşten kurtar.
Ve min-külli nâr
Avuç içleri yere bakacak şekilde çevrilir.
Ve min-külli nâr vaḥfeẓnâ min-şerri'n-nefsi ve'ş-şeyṭân ve min-şerri'l-cinni ve'l-insân ve min-şerri'l-bidʿati ve'ḍ-ḍalâlâti ve'l-ilḥâdi ve'ṭ-ṭuğyân.
وَ مِنْ كُلِّ نَارٍ وَ احْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَ الشَّيْطَانِ وَ مِنْ شَرِّ الْجِنِّ وَ اْلاِنْسَانِ وَ مِنْ شَرِّ الْبِدْعَةِ وَ الضَّلاَلاَتِ وَ اْلاِلْحَادِ وَ الطُّغْيَانِ
Ve her ateşten (koru), bizi nefsin ve şeytanın şerrinden, cinnin ve insanın şerrinden, bid'atın, dalâletlerin, ilhadın ve azgınlığın şerrinden muhafaza eyle.
Bi-afvike yâ Mücîr
Avuç içleri tekrar yukarıya bakacak şekle getirilir.
Bi-ʿafvike yâ Mücîr, bi-faḍlike yâ Ğaffâr biraḥmetike yâ Erḥame'r-râḥimîn. Allahümme'd-ḫılne'l-Cennete meʿâ'l-ebrâr, bi-şefâʿati nebiyyike'l-muḫtâr. Âmin, ve'l-ḥamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn.
بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اْلاَبْرَارِ بِشَفَاعَةِ نَبِيِّكَ الْمُخْتَارِ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Affınla ey kurtaran Mücîr, fazlınla ey bağışlayan Gaffâr, rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ım! Bizi, seçkin Peygamberinin şefaatiyle iyilerle beraber Cennet'e koy. Âmin, hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Haşir Sûresi 20-24 (Lâyestevî)
Okunarak tesbihat sona erer.
Bismillâhirraḥmânirraḥîm. Lâ yestevî ašḥâbü'n-nâri ve ašḥâbü'l-Cenneh. Ašḥâbü'l-Cenneti hümü'l-fâizûn. Lev enzelnâ hâẕe'l-Ḳur'âne ʿalâ cebelin leraeytehû ḫâşiʿan mütešaddian min-ḫaşyetillâh. Ve tilke'l-emsâlü naḍribühâ linnâsi leʿallehüm yetefekkerûn. Hüvallahü'l-leẕî lâ ilâhe illâ hû. ʿÂlimü'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti. Hüve'r-Raḥmânü'r-Raḥîm. Hüvallâhü'l-leẕî lâ ilâhe illâ hû. El-Melikü'l-Ḳuddûsü's-Selâmü'l-Mü'minü'l-Müheyminü'l-ʿAzîzü'l-Cebbârü'l-Mütekebbir. Sübḥânellâhi ʿammâ yüşrikûn. Hüvallâhü'l-Ḫàliḳu'l-Bâriü'l-Müšavviru lehü'l-Esmâü'l-Ḥüsnâ. Yüsebbiḥu lehû mâ fi's-semâvâti ve'l-arḍi. Ve hüve'l-ʿAzîzü'l-Ḥakîm.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ لاَ يَسْتَو۪ٓى اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ{٢٠} لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ اْلاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ{٢١} هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ى لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ{٢٢} هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ى لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلاَمُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ{٢٣} هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِىُٔ الْمُصَوِّرُ لَهُ اْلاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ{٢٤}
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Cehennemlikler ile cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler, umduklarına erenlerin ta kendileridir. Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz. O, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'tır. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. O, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal, her türlü noksanlıktan uzak, esenlik veren, güvenlik veren, gözetip koruyan, üstün gelen, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşi olmayan Allah'tır. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, gücüne nihayet olmayandır, hikmet sahibidir.
